EMDR terapisi, travmatik ve zorlayıcı yaşantıların bıraktığı olumsuz etkileri azaltmak için kullanılan, etkinliği bilimsel araştırmalarla desteklenmiş bir psikoterapi yöntemidir. Uzman Klinik Psikolog Gözde Göktaş, İstanbul Başakşehir’deki ofisinde yüz yüze ve Türkiye’nin her yerinden online olarak EMDR terapisi sunmaktadır. Bu sayfada EMDR’nin ne olduğunu, hangi durumlarda kullanıldığını, sekiz aşamalı sürecin nasıl işlediğini, çocuklarda nasıl uygulandığını ve bir seansta nelerle karşılaşacağınızı ayrıntılı biçimde bulacaksınız. Aklınıza takılan soruların yanıtını sayfanın sonundaki Sık Sorulan Sorular bölümünde de bulabilirsiniz.
EMDR Terapisi Nedir?
EMDR, İngilizce “Eye Movement Desensitization and Reprocessing” ifadesinin kısaltmasıdır; Türkçesi “Göz Hareketleriyle Duyarsızlaştırma ve Yeniden İşleme”dir. 1987’de psikolog Francine Shapiro tarafından geliştirilen bu yaklaşımın temelinde şu fikir yatar: Zihnimiz çoğu zaman zorlayıcı yaşantıları kendiliğinden işleyip bir kenara koyar. Ancak bir deneyim yeterince işlenemediğinde ilgili anı; görüntüler, sesler, bedensel duyumlar ve yoğun duygularla birlikte adeta “donmuş” gibi kalır ve güncel yaşamı olumsuz etkilemeye devam eder.
Böyle bir anı tetiklendiğinde kişi, aradan yıllar geçmiş olsa bile o yaşantıyı bugün oluyormuş gibi bedeninde ve duygularında yeniden hisseder. EMDR, bu anıların beynin doğal iyileşme mekanizması aracılığıyla yeniden işlenmesini ve rahatsız ediciliğini yitirmesini destekler. Amaç, yaşanan olayı unutturmak değil; ona bağlı olumsuz inançları, duyguları ve bedensel tepkileri azaltarak yaşantının gerçekten geçmişte kaldığının hissedilmesini sağlamaktır. Dünya Sağlık Örgütü, travma sonrası stres bozukluğunun tedavisinde EMDR’yi önerilen yöntemler arasında saymaktadır.
Travma denince akla çoğu zaman yalnızca büyük felaketler, kazalar ya da şiddet olayları gelir. Oysa zihinde iz bırakan yaşantılar iki biçimde ele alınır: deprem, ciddi kaza veya ani kayıp gibi tek seferlik ve yoğun olaylar (“büyük T” travmalar) ile daha sıradan görünen fakat tekrarlayan ya da erken dönemde yaşanan zorlantılar (“küçük t” travmalar) – süregelen eleştiri, dışlanma, ihmal ya da güven sarsıcı deneyimler gibi. Her iki türün de bugünkü kaygı, öfke, değersizlik hissi veya kaçınma davranışları üzerinde etkisi olabilir. EMDR, olayın “yeterince büyük” olup olmadığına değil, o yaşantının kişide bıraktığı ize odaklanır.
EMDR Nasıl Çalışır?
EMDR’nin çalışma biçimini anlamanın en pratik yolu, uykudaki REM (hızlı göz hareketleri) evresini düşünmektir. Uykunun bu evresinde gözlerimiz hızla hareket ederken beyin, gün içinde biriken deneyimleri işler ve düzenler. EMDR de terapi odasında benzer bir süreci hedefler: Terapistin yönlendirdiği göz hareketleri ya da dokunsal, işitsel uyarımlar gibi çift yönlü (bilateral) uyarım eşliğinde, üzerinde çalışılan anı yeniden ele alınır.
Bu sırada danışan, rahatsız edici anıya kısa süreli ve kontrollü biçimde odaklanırken beynin sağ ve sol yarımküreleri dönüşümlü olarak uyarılır. Zamanla anıya bağlı görüntünün canlılığı, duyguların yoğunluğu ve bedensel gerginlik azalır; “ben güçsüzüm”, “güvende değilim” gibi olumsuz inançların yerini “artık güvendeyim”, “elimden geleni yaptım” gibi daha gerçekçi ve iyileştirici inançlar alabilir. Süreç, danışanın hazır olduğu adımlarla ve terapistin güvenli yönlendirmesiyle ilerler.
EMDR’nin arkasındaki kuram, “Adaptif Bilgi İşleme” modeli olarak adlandırılır. Bu modele göre zihnin sağlıklı işleyen bir bilgi işleme sistemi vardır ve deneyimlerimizi öğrenerek, işe yarar biçimde depolamaya eğilimlidir. Zorlayıcı bir yaşantı bu sistemi aştığında ilgili anı işlenmeden, o anki duygular ve bedensel duyumlarla birlikte olduğu gibi saklanır. EMDR’nin hedeflediği çift yönlü uyarım, tıkanan bu işleme sürecini yeniden harekete geçirmeyi amaçlar; böylece anı, öğrenilmiş ve geçmişte kalmış bir bilgi olarak yeniden depolanabilir. Bu yaklaşım, danışanın olayı baştan sona ayrıntılı anlatmasını ya da uzun ödevler yapmasını zorunlu kılmadığı için, konuşmakta zorlanan kişilerde de çalışılabilir olmasını sağlar.
EMDR Hangi Durumlarda Kullanılır?
EMDR ilk olarak travma sonrası stres bozukluğu için geliştirilmiş olsa da bugün pek çok farklı zorlukta kullanılmaktadır. Ortak nokta, bu zorlukların temelinde işlenmemiş bir ya da birden fazla yaşantının bulunmasıdır. Aşağıdaki alanlar, EMDR’nin sıklıkla ele alındığı başlıca durumlardır:
- Travma sonrası stres bozukluğu (TSSB)
- Kaygı bozuklukları ve panik atak
- Fobiler (uçak korkusu, kapalı alan korkusu, hastane ve iğne korkusu gibi)
- Deprem, trafik kazası, doğal afet ve kayıp gibi travmatik yaşantılar ile ikincil travma
- Çocukluk çağı olumsuz yaşantıları ve ihmal-istismar izleri
- Yas ve kayıp süreçleri
- Performans, sınav ve sunum kaygısı
- Özgüven ve benlik değeriyle ilgili zorluklar
- Tıbbi travmalar, zorlu doğum deneyimleri ve ameliyat sonrası zorlanmalar
EMDR’nin uygun olduğu durumlar hakkında daha kapsamlı bir liste için EMDR Kimlere Uygulanır? yazısını; belirli bir fobide nasıl çalıştığını merak ediyorsanız Uçak Fobisi ve EMDR yazısını inceleyebilirsiniz. EMDR, kişinin ihtiyacına göre diğer çalışma alanlarıyla birlikte bütüncül bir plan içinde de kullanılabilir.
EMDR Kaygı, Panik ve Fobilerde Nasıl Yardımcı Olur?
Kaygı bozuklukları, panik atak ve fobiler çoğu zaman geçmişteki belirli yaşantılarla beslenir. İlk kez yoğun bir panik atağın yaşandığı an, utanç ya da çaresizlik hissedilen bir olay veya bir korkunun ilk kez pekiştiği durum, zihinde işlenmemiş bir anı olarak kalabilir. Bu anı, benzer belirtiler ya da ortamlarla tetiklendiğinde bugünkü kaygıyı ve kaçınmayı besler. EMDR, bu tetikleyici anıların yeniden işlenmesine odaklanarak belirtilerin şiddetini azaltmaya yardımcı olabilir.
Kaygı ve panik yakınmalarında EMDR, tek başına kullanılabildiği gibi kaygıyla baş etme becerilerini çalışan yaklaşımlarla birlikte de yürütülebilir. Bu alandaki belirtiler ve terapi süreci hakkında daha ayrıntılı bilgiyi Anksiyete ve Panik Atak sayfasında bulabilirsiniz. Hangi yaklaşımın ya da hangi kombinasyonun size uygun olduğuna, ilk görüşmedeki değerlendirmenin ardından birlikte karar verilir.
EMDR’nin 8 Aşaması
EMDR, rastgele uygulanan bir teknik değil; sekiz aşamadan oluşan yapılandırılmış bir protokoldür. Bu aşamalar, danışanın güvenliğini ve sürecin kontrollü ilerlemesini önceler. Her danışanda aşamaların temposu farklı olabilir; kimi danışanda hazırlık aşaması birkaç seans sürerken, kiminde anı işlemeye daha erken geçilebilir. Aşağıdaki sıralama, sürecin tümüne dair bir çerçeve sunar.
1. Öykü Alma ve Tedavi Planı: İlk aşamada danışanın yaşam öyküsü, başvuru nedeni ve geçmiş yaşantıları ayrıntılı biçimde ele alınır. Üzerinde çalışılacak anılar ve hedefler birlikte belirlenir.
2. Hazırlık: Danışana EMDR’nin nasıl işlediği anlatılır; güven ilişkisi kurulur. Süreç sırasında zorlandığında kullanabileceği güvenli yer çalışması ve gevşeme becerileri öğretilir. Bu aşama, danışanın kendini güvende hissetmesi için atlanmaz.
3. Değerlendirme: Çalışılacak anıya bağlı görüntü, olumsuz inanç, yerine konulmak istenen olumlu inanç, duygular ve bedensel duyumlar netleştirilir. Rahatsızlığın ve olumlu inancın düzeyi ölçeklerle belirlenir.
4. Duyarsızlaştırma: Çift yönlü uyarım eşliğinde anı üzerinde çalışılır. Anıya bağlı rahatsızlık düzeyi kademeli olarak azaltılır. Danışan bu sırada aklına gelenleri gözlemler; zorlama olmaz.
5. Yerleştirme: Olumsuz inancın yerine geçmesi hedeflenen olumlu, gerçekçi inanç güçlendirilir. Örneğin “çaresizim” inancının yerini “artık seçim yapabilirim” gibi bir inanç alabilir.
6. Beden Taraması: Danışan, çalışılan anıyı düşünürken bedeninde kalan gerginlik ya da rahatsızlık olup olmadığını fark eder. Varsa bu duyumlar da işlenir.
7. Kapanış: Her seans, danışan dengeye kavuşacak biçimde sonlandırılır. Gerekirse gevşeme çalışmaları yeniden yapılır; danışan seanslar arasında neler yaşayabileceği konusunda bilgilendirilir.
8. Yeniden Değerlendirme: Sonraki seansın başında bir önceki çalışmanın etkisi gözden geçirilir ve sürecin bir sonraki adımı planlanır.
Bir EMDR Seansı Nasıl İşler ve Ne Kadar Sürer?
Süreç, ilk görüşmede yapılan ayrıntılı bir değerlendirmeyle başlar. Bu ilk görüşmede başvuru nedeniniz, yaşam öykünüz ve beklentileriniz konuşulur; EMDR’nin sizin için uygun olup olmadığı değerlendirilir ve sorularınız yanıtlanır. İlk seanslar genellikle öykü almaya, güven ilişkisi kurmaya ve hazırlık çalışmalarına ayrılır; çift yönlü uyarımla anı işleme aşamasına ancak danışan hazır olduğunda geçilir. Bir seansta danışan, terapistin yönlendirdiği uyarımı takip ederken aklına gelen düşünce, duygu ve bedensel duyumları gözlemler; bunları yargılamadan fark etmesi yeterlidir.
Seans sayısı; başvuru nedenine, yaşantının niteliğine ve kişinin sürecine göre değişir. Tek bir olaya bağlı güncel bir travmada süreç daha kısa olabilirken, çok sayıda ve erken döneme ait yaşantının bulunduğu durumlarda daha uzun bir çalışma gerekebilir. Öngörülen çerçeve, değerlendirmenin ardından danışanla açıkça paylaşılır ve ilerleme birlikte gözden geçirilir. Seansta adım adım nelerin yaşandığını merak ediyorsanız EMDR Seansı Nasıl Geçer? yazısını; süreyi belirleyen etkenler için EMDR Kaç Seans Sürer? yazısını okuyabilirsiniz.
EMDR Süreci Boyunca Neler Beklenebilir?
EMDR, birçok danışanda anıya bağlı rahatsızlığın belirgin biçimde azalmasına yardımcı olur; ancak süreç kişiden kişiye farklı ilerler ve bir sonucu garanti etmek mümkün değildir. Anı işleme aşamaları sırasında zaman zaman güçlü duygular, gözyaşları ya da bedensel tepkiler ortaya çıkabilir. Bu, sürecin bozulduğu anlamına gelmez; tersine, tıkanmış bir yaşantının hareket ettiğinin işareti olabilir. Terapist bu anlarda danışanı yalnız bırakmaz ve her seans, danışan yeniden dengeye kavuşacak biçimde sonlandırılır.
Seanslar arasında bazı danışanlar canlı rüyalar, yeni anımsamalar ya da geçici bir duygusal dalgalanma yaşayabilir. Hazırlık aşamasında öğretilen güvenli yer ve gevşeme teknikleri, tam da bu dönemler için işe yarar. Yaşananların not alınması ve bir sonraki seansta paylaşılması süreci besler. Amaç, sabit sayıda seansta bir sonuca ulaşmak değil; danışanın kendi temposunda, güvenli biçimde ilerlemesidir.
EMDR’nin Öne Çıkan Yanları
EMDR’yi birçok danışan için tercih edilebilir kılan bazı özellikler vardır. Bunlar bir üstünlük iddiası değil, yöntemin çalışma biçiminden doğan pratik yanlardır:
- Danışanın yaşadığı olayı en ince ayrıntısına kadar anlatmasını zorunlu kılmaz; bu, konuşmakta zorlanan kişiler için sürecin başlangıcını kolaylaştırabilir.
- Yalnızca düşünceler üzerine değil, bedensel duyumlar ve duygular üzerine de çalışır; travmanın bedende bıraktığı izleri gözetir.
- Uzun süreli ev ödevlerine dayanmadığı için, süreç büyük ölçüde seans içinde ilerler.
- Çocuktan yetişkine geniş bir yaş aralığında, yaşa uygun protokollerle uygulanabilir.
- Yüz yüze olduğu kadar, uygun danışanlarda online olarak da yürütülebilir.
Bu özelliklere karşın EMDR her durum için tek doğru yöntem değildir. Kimi danışanda farklı bir yaklaşım ya da yaklaşımların birleşimi daha uygun olabilir; bu, ilk görüşmedeki değerlendirmeye göre belirlenir.
Online EMDR Mümkün mü?
Evet, uygun görülen durumlarda EMDR online seanslarla da yürütülebilir. Görüntülü görüşme sırasında çift yönlü uyarım, ekran üzerinden yapılan görsel yönlendirmeler ya da danışanın kendi bedenine uyguladığı dokunsal tekniklerle sağlanabilir. Böylece Başakşehir dışından, İstanbul’un farklı ilçelerinden, Türkiye’nin başka şehirlerinden ve yurt dışında yaşayan danışanlar da sürece dahil olabilir.
Online çalışmanın herkes için uygun olup olmadığı ilk görüşmede birlikte değerlendirilir. Özellikle yoğun ve karmaşık travma tablolarında, sürecin bir bölümünün yüz yüze yürütülmesi önerilebilir. Sessiz, kesintiye uğramayacağınız ve kendinizi güvende hissedeceğiniz bir ortam, online seansların verimi için önemlidir. İyi bir internet bağlantısı, kameranızın açık olması ve seans boyunca yalnız kalabileceğiniz bir oda, sürecin akıcı ilerlemesine yardımcı olur. Online terapinin işleyişi ve size uygun olup olmadığı hakkında daha fazla bilgiyi Online Terapi sayfasında bulabilirsiniz.
Çocuklarda EMDR
EMDR, çocuk ve ergenlere yaşlarına uygun protokollerle uygulanabilir. Kazalar, deprem, tıbbi işlemler, kayıplar ya da akran zorbalığı gibi zorlayıcı yaşantıların izleri çocuklarda kaygı, uyku sorunları, karın ağrısı gibi bedensel yakınmalar ve davranış değişiklikleri olarak sürebilir. Çocuklarla çalışmada çift yönlü uyarım; oyun, çizim, kısa hikâyeler ve yaşa uygun tekniklerle birlikte kullanılır ve ebeveyn sürecin önemli bir parçasıdır.
Çocuklarla çalışmada ebeveynin rolü büyüktür. Çocuğun kendini güvende hissetmesi, ev ortamının desteği ve ebeveynin süreci sabırla karşılaması, terapinin verimini doğrudan etkiler. Bu nedenle çocuk seanslarına düzenli ebeveyn görüşmeleri eşlik eder; ailenin çocuğa evde nasıl destek olabileceği birlikte konuşulur. Çocuklarda EMDR’nin oyunla nasıl birleştiğine dair ayrıntıları Çocuklarda EMDR yazısında; çocuk ve ergenlerle yürütülen çalışmaların tamamını ise Çocuk ve Ergen Psikoloğu sayfasında bulabilirsiniz.
EMDR Kimler İçin Uygun Değildir?
EMDR birçok danışanda etkili bir yöntemdir; ancak her yöntem gibi herkes ve her an için uygun olmayabilir. Bazı tıbbi ve psikiyatrik durumlarda, anı işleme aşamasına geçmeden önce daha uzun bir stabilizasyon ve güçlendirme çalışması gerekebilir. Ağır dissosiyatif tablolar, dengelenmemiş bazı psikiyatrik durumlar, kontrol altına alınmamış epilepsi gibi durumlarda ya da kişinin yaşamında akut bir kriz sürerken sürecin planı buna göre uyarlanır.
Klinik psikolog tanı koymaz ve ilaç tedavisi yürütmez; bunlar psikiyatri hekiminin alanıdır. Belirtiler yoğun olduğunda ya da eş zamanlı ilaç tedavisi gerektiğinde, süreç bir psikiyatristle iş birliği içinde planlanır. Böyle bir iş birliği, EMDR’nin daha güvenli bir zeminde yürütülmesini sağlayabilir; ilaç ve psikoterapinin birbirini tamamladığı durumlar seyrek değildir.
Bir yöntemin “uygun olmaması”, çoğu zaman “hiç uygulanamaz” demek değil, “önce başka bir adım gerekir” demektir. Örneğin duygularını düzenlemekte çok zorlanan bir danışanda, anı işlemeye geçmeden önce daha uzun bir güçlendirme ve güvenli yer çalışması yapılır. Kendinize ya da bir başkasına zarar verme düşünceleri gibi acil bir durumda ise vakit kaybetmeden 112’yi aramak veya en yakın acil servise başvurmak gerekir. EMDR’nin size uygun olup olmadığı ve hangi hazırlığın gerektiği, ilk görüşmedeki ayrıntılı değerlendirmeye göre birlikte belirlenir.
İstanbul ve Başakşehir’de EMDR Terapisi
Uzman Klinik Psikolog Gözde Göktaş, EMDR terapisini İstanbul’un Başakşehir ilçesindeki ofisinde yüz yüze sunmaktadır. Başakşehir’in konumu, İstanbul’un Avrupa yakasındaki pek çok ilçeden (Bağcılar, Küçükçekmece, Esenler, Sultangazi, Arnavutköy ve çevresi) ulaşımı kolaylaştırır. Yüz yüze görüşmelerin yanı sıra online seans seçeneği sayesinde, İstanbul dışından ve yurt dışından destek almak isteyen danışanlara da ulaşılabilir.
Başakşehir’de EMDR süreci ve ofise ulaşım hakkında ayrıntılı bilgi için Başakşehir EMDR terapisi sayfamıza göz atabilirsiniz.
Yerinizden emin değilseniz, ilk adım olarak bir değerlendirme görüşmesi planlayabilir; yüz yüze mi yoksa online mı ilerlemenin sizin için daha uygun olduğuna bu görüşmede birlikte karar verebilirsiniz. Güncel ücret bilgisi için Seans Ücretleri sayfasını inceleyebilirsiniz.
EMDR desteği ararken doğru uygulayıcıyı seçmek önemlidir. Terapistin EMDR eğitimlerini tamamlamış olması, çalışma alanınıza (örneğin travma, kaygı ya da çocuklarla çalışma) dair deneyimi ve ilk görüşmede kurulan güven ilişkisi, sürecin sağlıklı ilerlemesinde belirleyicidir. İstanbul’da EMDR yapan bir psikolog arıyorsanız, randevu öncesinde uygulayıcının eğitimini ve yaklaşımını sormaktan çekinmeyin; ciddi bir uygulayıcı bu soruları açıklıkla yanıtlar. Başakşehir ofisinde yürütülen çalışmalar, önce ayrıntılı bir değerlendirme, ardından kişiye özel bir planla ilerler.
EMDR Uygulayıcısı Olarak Eğitim ve Yaklaşım
Klinik Psikolog Gözde Göktaş; EMDR 1. ve 2. düzey eğitimlerini tamamlamış, çocuk ve ergenlerle EMDR ile OKB’ye yönelik EMDR protokolü üzerine çalışmış bir EMDR uygulayıcısıdır ve EMDR Türkiye Derneği üyesidir. Terapi sürecinde sıcak, yargılamayan ve danışanın hızına saygı gösteren bir yaklaşım esas alınır. Eğitim ve deneyime dair ayrıntılar için Hakkında sayfasını inceleyebilirsiniz.
Sık Sorulan Sorular
EMDR kaç seans sürer?
Kesin bir sayı vermek mümkün değildir; süre kişiye ve çalışılan konuya göre değişir. Tek bir olaya bağlı güncel bir travmada süreç daha kısa olabilirken, çok sayıda ve erken döneme ait yaşantıda daha uzun bir çalışma gerekebilir. Değerlendirme aşamasının ardından öngörülen çerçeve sizinle paylaşılır. Ayrıntı için EMDR Kaç Seans Sürer? yazısına bakabilirsiniz.
EMDR işe yarıyor mu, bilimsel bir yöntem mi?
EMDR, etkinliği çok sayıda bilimsel çalışmayla incelenmiş ve uluslararası kılavuzlarda travma tedavisi için önerilen bir yöntemdir; Dünya Sağlık Örgütü de travma sonrası stres bozukluğunda EMDR’yi önerilen yaklaşımlar arasında sayar. Sonuçlar kişiden kişiye değişebilir ve bir garanti verilemez; ancak birçok danışanda travmatik anıların rahatsız ediciliğini azaltmada etkili olduğu görülmektedir. Yöntemin ne kadar işe yaradığı; çalışılan konuya, sürecin düzenliliğine ve danışan ile terapist arasındaki iş birliğine de bağlıdır. Konuya dürüst bir bakış için EMDR İşe Yarıyor mu? yazısını okuyabilirsiniz.
EMDR ile bilişsel davranışçı terapi (BDT) arasındaki fark nedir?
BDT (bilişsel davranışçı terapi), düşünce ve davranış kalıplarını fark edip yeniden düzenlemeye; ev ödevleri, kayıt tutma ve beceri çalışmalarına dayanır. EMDR ise doğrudan travmatik anının yeniden işlenmesine ve buna bağlı bedensel-duygusal tepkilerin azaltılmasına odaklanır ve çift yönlü uyarımı kullanır; danışanın olayı ayrıntılı biçimde anlatmasını ya da uzun ödevler yapmasını zorunlu kılmaz. İkisi birbirinin rakibi değildir: kimi danışanda BDT, kimi danışanda EMDR daha uygun olur; sıklıkla ise kişinin ihtiyacına göre bütüncül bir planda birlikte kullanılırlar. Hangi yaklaşımın size uygun olduğu ilk görüşmede birlikte değerlendirilir.
Online EMDR etkili mi?
Uygun danışanlarda online EMDR verimli biçimde yürütülebilir; çift yönlü uyarım ekran üzerinden ya da danışanın kendi uyguladığı tekniklerle sağlanır. Yoğun ve karmaşık tablolarda yüz yüze çalışma önerilebilir. Uygunluk, ilk görüşmede birlikte değerlendirilir.
EMDR seansında ne yaşanır?
Seansta danışan, terapistin yönlendirdiği çift yönlü uyarımı takip ederken aklına gelen düşünce, görüntü, duygu ve bedensel duyumları gözlemler. Zaman zaman yoğun duygular ortaya çıkabilir; bu, sürecin doğal bir parçasıdır ve her seans danışan dengeye kavuşacak biçimde sonlandırılır. Adım adım anlatım için EMDR Seansı Nasıl Geçer? yazısına göz atabilirsiniz.
İstanbul’da veya Başakşehir’de EMDR yapan bir psikolog nasıl bulunur?
Uzman Klinik Psikolog Gözde Göktaş, İstanbul Başakşehir’deki ofisinde yüz yüze ve Türkiye’nin her yerinden online olarak EMDR terapisi sunmaktadır. Randevu ve bilgi için iletişim sayfasından ulaşabilirsiniz.
EMDR’yi kimler uygulayabilir?
EMDR, psikoloji ve ruh sağlığı alanında eğitimli, EMDR eğitimlerini tamamlamış terapistler tarafından uygulanır. Yöntemin güvenli ve etkili biçimde yürütülmesi, uygulayıcının bu alandaki eğitimine ve deneyimine bağlıdır. Bu nedenle EMDR desteği alırken uygulayıcının eğitimini sormanız yerinde olur.
Deprem sonrası sürekli tedirginlik ve “her an bir şey olacak” hissi hakkında ayrıntılı bilgi için bu yazıyı okuyabilirsiniz.
EMDR terapisi hakkında bilgi almak, randevu oluşturmak ve güncel seans ücreti bilgisi için iletişim sayfasından ulaşabilirsiniz.